Gjirokastra (Ergiri) Nasıl Bir Şehirdir?

UNESCO tarafından “müze şehir” ilan edilen Gjirokastra, günümüze ulaşmış Osmanlı kasabalarının en iyi örneklerindendir. Şehrin ismi “gümüş kale” olarak çevrilebilir ve Drina Nehri’nin verimli vadisine bakan, merkezinde bulunan büyük kale tüm şehre hakim konumdadır. Burada 1. yüzyıldan beri bir kale vardır, ama günümüzde görülen ortaçağdan kalma kale, kasaba aşağıya doğru yayıldıktan sonra yapılmıştır ve 13. yüzyıla tarihlenmektedir.

Dar ve taşlı sokakları nefes kesici kule-evlerin yanından geçer. Bu evler bölgeye özgü tarzda, taştan ve çatılan arduazdan yapılır. Bu tarz, 17. yüzyılda en olgun ve yalın halini almıştır ama Gjirokastra’daki çiftçilerin ve tüccarların zenginliği yeni modalarla da birleşerek, izleyen yüzyıllarda daha gösterişli bir tarzın doğmasına yol açmıştır. Kaleden aşağıya bakıldığında arduaz çanların daha da büyüdüğü görülebilir. Ne yazık ki buradan “yeni” kasaba, yani arkasında güzel dağlar uzanan tarlaların ve vadilerin olması gereken yerde bulunan çirkin, gelişigüzel yapılmış evlerin, rasgele çekilmiş kabloların açıkta durduğu bölge de görünmektedir.

Gjirokastra (Ergiri) Nasıl Bir Şehirdir

Ama bu görüntüyü unutmak için 17. yüzyıldan kalma eski kasaba pazarında bir çay veya erik likörü içebilir ya da sokaklarda dolaşıp atmosferi soluyabilirsiniz. Bu şehre “müze” deniyor olabilir ama Gjirokastra çok daha eğlenceli ve hareketli bir yerdir. Ayrıca bozulmamış yapısını, Arnavutluk’un 40 yıldan fazla bir süre dış dünyaya kapalı kalmasına neden olan ve memleketi olan bu şehre para akıtan Enver Hoca’ya borçludur. Günümüzde bu soyutlanma ziyaretçilerin lehine işlemiştir çünkü Arnavutluk, Yunan, Makedon, Ulah (Vlach) ve Osmanlı kültürlerinin bir arada görülebileceği başka bir yer yoktur. Burası arkadaş canlısı ve misafirperver insanların olduğu bir yerdir.

Nüfusu: 30.000 (2006)

Ne Zaman Gidilmelidir: Yılın herhangi bir dönemi gidilebilir ama tüm şehir müze haline getirilmeden giderseniz daha iyi olacaktır. Ulusal Folk Müziği Festivali her dört yılda bir yapılmaktadır.

Kaçırılmaması Gerekenler: “Sıcak” sohbetler edebileceğiniz 17. yüzyıldan kalma hamamlar. Kalenin avlusundaki artık kullanılmayan top ile Amerikan jeti. 18. yüzyıldan kalma Osmanlı Camisi ve Korfu’ya (Kerkyra) küçük bir tekne turu. Kafelerde veya meydanlarda Gjirokastra sakinleriyle küçük bir muhabbet.

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık