İSKELET SİSTEMİ NEDİR? YAPISI, BÖLÜMLERİ, GÖREVLERİ, ÖZELLİKLERİ

Kemiklerden oluşmuş, eklem ve bağlarla bir-birine tutturulmuş, etrafı kaslarla sarılı destek yapı. Çoğunlukla minerallerden oluşan iskelet, organizmanın kendine has şeklinin oluşmasını sağlar. İnsan bedeninin çatısı olan iskelet, 206 tane sert parçanın bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bu parçalar birbirlerine tam uyumlu şekilde belirli uçlardan birbirlerine tutturulmuştur.

Canlılarda iç ve dış olmak üzere 2 tip iskelet vardır:

1. İç iskelet: Vücudun iç kısmında bulunur ve etrafı kas ve deriyle sarılmıştır. Omurgalılarda bulunur. Balık, kuş, kurbağa, sürüngen ve memelilerde iskelet kemikten oluşurken, köpek balıklarında kıkırdak yapıdadır.

2. Dış iskelet: Vücudun dış kısmında bulunur ve üzerinde kas veya deri gibi herhangi bir vücut örtüsü bulunmaz. Genellikle basit yapılı canlılarda bulunur. Dış iskeletin, bu canlılardaki büyümeye sınırlayıcı bir etkisi vardır.

Dış iskelet; salyangoz, istiridye ve midyede kabuk, eklembacaklılarda kitin, mercanlarda kalker şeklindedir. (Kitin, dış epitelin salgısıdır ve hayvanların büyümesi için zaman zaman değiştirilerek atılır.)

İskeletin görevleri

  • Vücuda şekil verir.
  • Vücudun dik durmasını sağlar.
  • İç organlara ve kaslara tutunma yüzeyi sağlar.
  • İç organları korur ve destek sağlar.
  • Kaslarla birlikte vücudun hareketini sağlar.
  • Kan hücreleri üretir, kalsiyum ve fosfor gibi mineralleri depo eder.

İnsan iskeletinde kemikler üç çeşittir:

1. Uzun Kemikler: Boyu, eninden fazladır. (kol ve bacak kemikleri)

2. Kısa Kemikler: Eni, boyuna eşittir. (parmak, bilek, omuz kemikleri)

3. Yassı Kemikler: Geniş yüzeyli ve kalınlığı az-dır. (kafatası, kaburgalar)

Kemiğin Yapısı: Kemiklerin dışı beyazdır. Canlı olan bu beyaz kısımda, kemik zarı (periost) bulunur. Kemik zarı, canlı kemik hücrelerinin bölünerek çoğalmasıyla, kemiğin kalınlaşmasını, kırılma ve çatlamalarda onarılmasını Sağlar.

Kemik zarının altında kemik dokusu bulunur. Sert olan kemik dokusunun; 2/3’ü madensel tuzlar, 1/3’ü yumuşak maddelerden oluşmuştur. Madensel tuzların başında kalsiyum gelir. Uzun kemiklerin ortasındaki boşlukta sarı ilik bulunur. Uzun kemiklerin baş kısımları ile kısa ve yassı kemiklerin içinde kırmızı ilik bulunur. Kırmızı ve sarı ilik, kan yapımında kullanılır.

İskeletin Bölümleri: İskelet kemikleri üç bölümde incelenir. Bunlar; baş, gövde, kol ve bacak kemikleridir.

1- Baş kemikleri Kafatası kemikleri ve yüz kemiklerinden oluşur. Genellikle yassı kemiklerdir. Birbirleriyle testere dişi zikzaklarla bağlanmıştır. Hareket etmezler. Sadece alt çene kemiği hareketlidir.

2- Gövde kemikleri Omuz kemikleri, omurga, göğüs kafesi ve kalça kemikleridir.

Omuz Kemikleri: Önde köprücük, arkada kürek kemiklerinden oluşur.

 

Omurga: Omur adı verilen 33 kemiğin üst üste dizilmesiyle oluşur.
Omurların ortasındaki delikler üst üste geldiğinden, omurganın içinde bir kanal oluşur.
Bu kanalın içinde omurilik bulunur.
Omurga, (S) biçimde kıvrıktır. Bu kıvrıklık vücuda esneklik kazandırır.
Omurganın en önemli görevi yük taşımaktır. Vücudun üst kısmının ağırlığı omurganın üzerine biner. Her adım atışımızda omurgamızı meydana getiren omurlar birbiri üstünde hareket eder. Omurgayı oluşturan 33 kemiğin ağırlık altında hareket etmesinden kaçınılmaz olarak sürtünme doğan Omurgayı oluşturan kemiklerin arasına kıkırdak yapılı birer disk yerleştirilmiştir. Bu diskler otomobil tekerleklerindeki yükü emen amortisörler gibi çalışırlar.

Omurganın şekli de üzerine binen yükü taşımasına yardım edecek şekildedir. S şeklinde kıvrımlı bu özel şekil, yükün eşit dağıtılmasını sağlar. Her adım attığınızda, vücut ağırlığınız nedeniyle yerden vücudunuza doğru bir tepki kuvveti gelir. Bu kuvvet, omurganın sahip olduğu amortisörler ve “kuvvet dağıtıcı” kıvrımlı şekli sayesinde, vücuda zarar vermez. Eğer tepkiyi azaltan esneklik ve özel yapı olmasa, ortaya çıkan kuvvet direkt olarak kafatasına iletilirdi ve omurganın üst ucu, kafatası kemiklerini parçalayarak beynin içine girerdi. Ama yaratılan, mükemmel bir mühendislik sayesinde böyle olmaz.

Göğüs kafesi: Göğüs kemiği ile 12 çift kaburgadan oluşur.

Kalça kemikleri: Üç kemiğin kaynaşmasıyla oluşmuştur. Kalça kemikleri karın boşluğundaki iç organları bir leğen gibi tuttuğundan, bunlara leğen kemikleri de denir.

3- Kol ve bacak kemikleri

Kol kemikleri: Toplam 30 kemikten oluşur.

Pazı kemiği 1

Ön kol-Dirsek kemiği 2

Bilek kemiği 8

Tarak kemiği 5 Parmak kemiği 14

Bacak kemikleri Toplam 30 kemikten oluşur.

Uyluk kemiği  1

Dizkapağı kemiği  1

Baldır-Kaval kemiği   2

Ayak bilek kemiği  7

Ayak tarak kemiği  5

Ayak parmak kemiği 14

Vücudumuzun en yüksek kapasitede yükü kaldırabilen kemiklerinden biri uyluk kemiğidir. Uyluk kemiği, dikey durumda 1 ton ağırlığı kaldırabilecek kapasitededir. Nitekim atılan her adımda bu kemiğe, vücut ağırlığının üç katı kadar bir yük binmektedir. Hatta sırıkla yüksek atlama yapan bir atlet yere inerken kalça kemiğinin her santimetrekaresi 1400 kiloluk bir basınca maruz kalır.

Eklemler Kemiklerin birbirine bağlandıkları yere “eklem” denir. İskeletimizde üç çeşit eklem vardır:

1. Oynamaz eklemler Hiç hareket etmeyen eklemlerdir. Kalça ve kafatasını oluşturan kemikler arasındaki eklemler, oynamaz eklemlerdir.

2. Yarı oynar eklemler Çok az hareket edebilen eklemlerdir. Bel sırt omurları arasındaki eklemler bu gruptandır.

3. Oynar eklemler Kolay ve çok yönlü hareket edebilen eklemlerdir. Kol ve bacak kemiklerimiz arasındaki eklemler bu gruptandır.

Eklemin Yapısı: Bir oynar eklemde, birbirleriyle birleşen birinin ucu tümsek, diğerinin ucu ise ona uyacak şekilde çukurdur. İki kemiğin de ucu, aşınmaması için kaygan ve yumuşak olan kıkırdak maddesiyle örtülüdür. Kıkırdak arasında kaygan sıvı vardır. Her iki kemik, ayrıca eklem bağlarıyla birbirine bağlanmıştır.

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık